2 Ocak 2012 Pazartesi

Conflict of Interest and Chemical (Chain) Reactions

Conflict of interest in relation leads to avoidance, reactivity and so more importantly shutting down communication barriers to one and other...!


That means not communicating and so much fall apart, temporarily or permanently. This process is more like a Chemical (Chain) Reaction, forcing both whether good, bad or indifferent to adopt to a new situation. 


In this process, chemical substances, called either reactants or reagent, involving change (chemical change), and also involving different elements then reactants in order to obtain desired results.


The process is keep on going and coming till process of selfish interests catalyzed. What I mean is this: love is not enough in Chemical (Chain) Reactions process or in finding a desired product...!


Eğer aşk-ilişki kayıtlara geçip yazılırsa tarih; yalnızca (ağızdan ağıza) sözü ediliyorsa öykü veya efsane olur. Efsanedeki olaylar gerçekten olmuş veya yaşanmış olabilir. Efsanedeki kahraman(lar) kahramanca işler yapmış olabilir. But, who fucking care about it is the main issue remain unanswered ?


Main Issues:
How to prevent conflict of interest in relation ?
What is optimum level in relation ? Is there optimum point in relation ?
Is game theory applicable to the relationship or less passionate situations in relation ?


Situation =  complicated social interactions 
Win-Win
Win- Loss
Loss-Loss
Loss-Win


Prediction:
Relationship and dating are both very complex social phenomenon, involving a high level of selfish interests. 
Risk of losing is high; as well as success in winning the relation game.
There is no free gain; there is what you give, what you take !


Further Issues:
Is game in relation involves a dynamic processing ?
Is game relations involves dynamic programming or  Catallaxy/Catallactics ?


Simple Model Building:
Actors: Person  X, Person  Y
Assumption: person X's success depends upon the choice of person Y's.
Model: Interactive Decision Theory or Game Theoretic Models
Aim: Study of conflict and cooperation between rational decision maker(s).
Process (Order): Catallactic Order


References:
Having a Relationship Break
Taking a relationship break
Taking a break help your Relationship


Hint Felsefesinin Dört Kuralı 
KURAL 1: “Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.


KURAL 2: “Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. ‘Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı’ gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”


KURAL 3: ” İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır”. 


KURAL 4: “Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.”

29 Aralık 2011 Perşembe

RİSKİN BİLEŞENLERİ NELERDİR ?

1. Zayıflıklar
2. Tehditler
3. Etkiler
4. Olabilirlik(ler)


R =  f (Z,T,E,O) 
Rn > 0


Her iş faaliyetinin arkasında,  risk(ler) ve fırsat(lar) vardır. Riskler ve fırstatlar sabit olmadığına göre, iş ortamına göre değişebildiklerinden, her operasyonel faaliyet ile birlikte riskler ve fırsatlar değişebilmektedirler.

24 Aralık 2011 Cumartesi

Global Financial Crisis as a consequence of the Global Ponzi Scheme

We live in a age of Ponzi Schemes that contributed to Global Financial Crisis.

Among others, Rothschild International (Rothschild Brothers-Jewish) is the most dominant contributor of the global crisis.

"The Rothschild family's fortune was conservatively estimated at $US6 billion. Today it is thought to be in the trillions".

"The Rothschilds, and other of the world's wealthiest families, own a substantial percentage of the globe's financial service sector and exert undue influence on its economy through the extraordinary powers of credit creation at the core of our banking services."

"And the growing, significant levels of debt that stem from it. Debt that threatening to destroy the euro. This is at the heart of the machinery behind this elaborate matrix..."

1.Weak oversight and regulation (controlled by Jews- control and power of jews)
2.Greed associated with exponential debt accumulation (distinctive characteristic of jews)
3.Growth of derivatives and sub-prime mortgages (distinctive characteristic of jews)
4.Global-Based Corruption and Giant Ponzi Schemes (distinctive  characteristic of jews)

23 Aralık 2011 Cuma

KKTC DEKİ LÜKS TÜKETİMİN ARKASINDAKİ NEDENLER

Lüks Tüketim
Her davranışın arkasında bir değil birden fazla neden vardır. Ülkede yaşanan lüks tüketimin birden fazla nedeni vardır. Özellikle lüks oto alımlarının arkasında yatan nedenler sırasıyla:


A. Sosyo-Ekonomik-Politik Faktörler (Orosprozist Hastalığı)
  1. 1974 savaşının ardından oluşan Ganimet-Yağmacılık Düzeni
  2. Karşılıksız servet edinmeler
  3. Kültürel Değerlerin Buharlaşması
  4. Ani (Kısa Dönemli) Zenginleşme
  5. Yüksek Miktarlı Borç(lar) ile lüks tüketime eğilim
  6. Maddi anlayışların, manevi anlayışların çok üzerinde seyri
  7. Devlet Eliyle Zenginleşme-Rant Arama Düzeni
  8. Topluma olduğu kadar; doğaya olan saygının/saygınlığın kaybolması
  9. Vergi Dışı-Kayıt Dışı Ekonominin Yüksek seviyede olması
  10. Mafya Ekonomisinin Boyutu
B. Psikolojik (Kişisel) Faktörler
  1. Güç-Sınıf-Gövde Gösterisi
  2. Prestij, Gösteriş, Statü ve Yenilik Kazanma Güdüsü
  3. Kendini Gösterme Hırsı-Lüks Tüketimin Herkesce Bilinmesi Hırsı
  4. Dışlama Etkisi- İçsel ve Dışsal Dışlamalar
  5. Bilinç Dışı (Bilinçsiz) Davranışlar
  6. Medya-Matik Davranış Bozuklukları
  7. Pazarlama Tekniklerinin Bireyler (Tüketiciler) Üzerindeki Etkisi
  8. (Klasik) Zengin Kılıgına Bürünme İç Güdüsü, ve toplumun buna verdiği önem düzeyi
  9. Başkalarının görüşleri ile yaşama felsefesi
  10. Yaşanan ortam ile şekillenen inançlar
Her zaman ve her yerde söylerim; KKTC bilimsel araştırmalar için büyük bir labaratuvardır. Henüz adı konmamış bu hastalığı bir kelime ile tanımlayabiliriz- OROSPROZIST HASTALIĞI.

Orosprozist hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır; yüksek seviyede yayılma-ve-yıkıcı etkilere sahip bir hastalık türüdür.

29 Kasım 2011 Salı

Kredilerde Erken Uyarı Sinyalleri ve Mucize Beklentisi Teorisi


Bankacılık risk yönetim işidir; risk yönetim sanatıdır.
Sorunlu Kredi mi dediniz ? Neden Sorunlu Kredi ?
Sorunlu kredi oluşmasının arkasında bir değil, birden çok neden vardır.

Bankacıların veya Bankaların sorunlu kredilerle yüz yüze kalmasına yol açan nedenler:
Kötü Kredi Görüşmesi
Yetersiz Finansal Analiz
Yanlış yapılandırılmış kredi
Kredi İçin Doğru Teminatın Alınmaması
Krediyle İlgili Belgelerin Yetersiz Olması
Kredinin Yetersiz İzlenmesi
İşletme Sahiplerinin (Ticari Kredi Sahiplerinin) aldığı yanlış kararlar (örneğin, yatırım kararları)
Olumsuz Dış Gelişmeler- ekonomik, siyasi, teknolojik değişimler/gelişimler.
Sorunlu kredi süreçleri için ticari mahkeme olmaması.

Bankacılık sektöründe sorunlu kredilere yol açan hataları iki grup halinde incelemek gerekir.  Kredi verilmeden önce ve kredi verildikten sonra:

Kredi Verilmeden Önce:
Müşterinin bankacıyı kredi vermesi için korkutması, zorlaması veya kandırması
Müşteriyi sinirlendirme veya kaybetme korkusuyla gerekli soruların sorulmaması,
Daha deneyimli bir kredi görevlisinin ilgilenmesi gereken zor kredilerle ilgilenmemesi
Verilmesi düşünülen krediyle ilgili kararların özellikle rakiplerden kaynaklanan baskı ilgili olarak verilmesi,
Bankanın parasını kullanarak, müşteri aracılığıyla bir girişimci/işadamı gibi davranılması,
Kredi müşterisi hakkında yetersiz değerlendirme yapılması
Mali tabloların yetersiz değerlendirilmesi
Uygun olmayan kredi yapısı- miktarı, kredinin geri ödenmesini sağlayacak kaynakları (teminatı), geri ödemenin zamanlaması (şartları),
Yetersiz Teminatlandırma
Bankanın ilişkide bulunduğu müşteriyi (özel/tüzel) gerektiği gibi incelememesi,

Kredi Verildikten Sonra:
Etkin olmayan kredi takibi; kredi takibinin etkin olarak yapılmaması,
Finansal/mali bilgi talebi ve incelenmesi yapılmaması,
Ticari müşteriyi (özellikle büyük kredilendirmede) ziyaret yapılmaması,
Ticari müşteri ve sektör ile ilgili olarak sürekli kontroller yapılmaması,
Borcu büyük miktarlara ulaşana kadar; müşterinin küçük miktarlarla borç almasına izin verilmesi veya bankanın müşterinin işlerini çevirebilmesi için kredi vermek durumunda kalması,
Büyümenin kontrol edilmemesi,
Kredilendirme işlevinin/sürecinin doğru bir şekilde yönetilmemesi.

Sorun Tespit Edildikten Sonra:
  • Krediyi incelemekten korkmak ve gereken soruları sormamak,
  • Hata yapıldığını/sorun olduğunu kabul etmemek,
  • Müşteriyle iletişim kurulamaması/iletişimin kesilmesi, krediyi tahsil edebilmek için baskı/tehdit uygulanması,
  • Tepkisiz kalınması ve durumun düzeleceğinin umut edilmesi- mucize beklentisi teorisi (Miracle Approach/Inaction Approach). Bu çok ciddi bir finansal hastalıktır !!!
Krediler; ekonomik eğilimlere paralel olarak gerektiği şekilde izleniyorsa, kredilerde çalışanlar sorunları önceden öngörülebilir. Sorunların erkenden tespit edilmesi neticesinde; hem kredi müşterisine zor döneminde yardımcı olunur, hem de bankanın varlıkları korunur...!
Kredilerle ilgili sorunları önceden tespit etmek için belli başlı yöntemlerden yararlanılabilir (erken uyarı sinyallerinin iyice algılanması ve buna göre kredinin izlenmesi):

  • Belgelerdeki eksiklikler/noksanlıklar
  • Teminat değerinin düşmesi
  • Verilen kredi ve aşırı kredi limiti kullanımı
  • Diğer göstergeler (ticari işletmelerde; mali tablolarda yaşanan sıkıntılar, üst yönetimde değişiklik, verilen sözlerde gecikmeler).
Borç Alanlar-Borç Verenler:
  • Bankacılık sektöründe veya pazarında asimetrik bilgi akışından kaynaklanan ters seçimler, bilgi akışı sinyallerinin ne bankacı ne de kredi müşterisi tarafından tam olarak algılanmaması,
  • Bankacılık sektöründe ters seçim ve ahlaki tehlikenin (veya ahlaki istismar ve ahlaki çöküntünün) çok yüksek seviyede seyr etmesinden kaynaklanan sorunlu krediler ve kredilendirmeler.
Limonata tipi bankacılık
Mafya tipi fon sağlayıcı firmaların (tefeci) yukarıda belirtilen asimetrik bilgi akışından yüksek düzeyde rant elde etmesi ve bankacılık sektöründe daha fazla borç-alacak mağduru yaratılması,

Doğrudur, limonata sektörü büyüyor. Ama, bu tip limon büyüme nereye kadar devam edebilecek.
Limon-limonata tipi kredilendirmeler ile büyüme ve gelişme sektör ve aktörler için ne kadar sağlıklıdır ?

22 Kasım 2011 Salı

STUDY OF DETERMINATE PHENOMENA

Necessity of Law: ( L.A)--> 0
L = Law
= Initial Condition
= Observation (Prediction)

*NL----------------------------------*C
Necessity of Law                               Chance

(L or NL) such as Law of Leibniz- "Identity of Indiscernibles":
Object A = P1. P2. P3...
Object B = P1. P2. P3...
  • Determinate World---> No Choice (Not Allow Freedom, Coerced Choices): Choice predicable. No Choosing or deciding process. No free will.
  • Indeterminate World ---> Choice (Allow Freedom): Choice is not predicable. Free Choice/Free will. Unconstrained/Free Choices (of average or representative person). 
  • Free will.
Where there is free choice;
a. Person is the sole author of the act of choice
b. Person could have chosen otherwise

Now,
Can we have "science of choice" that does not fall under this scheme ? This is the question that Professor James M. Buchanan fails to analyse in his book called, " What should economists do ?" in Page 40.

  • He treats/leaves issue as "the old age issue (an old age philosophical dilemma)... I prefer to think that  the subject and discussion itself not illusory". He also says that "I am neither competent nor interested in detailed etymological inquiry".

Paradox of free will: 
If we (economists) knew how individual(s) will decide in market place when he has choice, how can there be free will ? Professor James M. Buchanan fails to analyse the fundamental issues !